Mehmet Özay                                                                                                                  26.03.2026

Ramazan ayının son günlerinde, Kuzey Açe’de daha önce gidemediğim bazı bölgeleri ziyaret etme imkânı buldum. Bu ziyaretlerin öne çıkanlarından biri meşhur Peusangan’a bağlı birkaç köydü. Açe’deki ilk yıllarımda duyduğum “Tengku Awe Geutah”ın mezarının da bulunduğu köy Lueng Daneun adıyla biliniyor. Bununla birlikte, Tengku Awe Geutah adının ünü köyün de bu adla anılmasına yol açtığını söyleyebilirim.  

Lhokseumawe’den Bireun istikametine giden ‘otoban’dan, iç dağlık bölgeye doğru kıvrılan yoldan yaklaşık 20 km mesafe sonunda ulaşılan Awe Geutah Köyü, adı bugüne kadar anılan alimler arasında yer alan Awe Geutah’ın mezarının da bulunduğu bir yer. Genel itibarıyla, Malay dünyasında önde gelen alimlerin mezarlarının ‘Makam’ adıyla anıldığını, hemen burada ifade edeyim, daha doğrusu hatırlatayım…

Bölgede bilindiği ve yazıldığı şekliyle dile getirmek gerekirse, “Tengku Chiek Awee Geutah’ın ‘makam’ı, Bireun şehrinin önemli ilçelerinden Peusangan’a bağlı ve aynı adla anılan, yani Awe Geutah Köyü’nde bulunuyor. Bu alimin ve köy adının benzerliği bize, Awe Geutah’ın yaşadığı dönemde bölgede, ne denli etkili olduğunun ve bunun devamlılık arz ettiğinin bir işareti olarak kabul edilebilir.

20 km boyunca sağlı sollu yer alan diğer köylerin ardından ulaşılan ve ‘Sıblah Kreueng, Lueng Daneun’da bulunan ‘Awe Geutah kompleksi’ne, anayoldan içeriye yönelen dar bir sokaktan ulaşılıyor.

Bu kompleksi tanıtmadan önce, Köyün merkezinde aynı adla yani, Lueng Daneun adıyla tek kubbeli camiyle ilgili birkaç hususa değinmekte yarar var.

Caminin caddeye bakan girişi, üzeri işlemeli ve Kur’an ayetlerinin yazılı olduğu oldukça gösterişli bir ‘taç kapı’ örneğini oluşturuyor. Bu kapı ile cami ana binası arasında, yaklaşık on beş metrelik alan araç parkı olarak kullanıldığı gibi, ihtiyaç duyulduğunda caminin doğal bir uzantısı işleviyle,   kalabalık olması halinde cemaatin ibadetine olanak tanıyor.

Caminin ana binasının ön cephesinin tavan bölümünde, bir tür ‘sur’ intibaı uyandıran ve daha önce pek rastlamadığım bir mimari özellik dikkat çekiyor.  Küçük sütunlar üzerine yerleştirilmiş demir platformlarda Allah, Muhammed vb. lafızlar yer alıyor.

Diğer bazı örneklerinin aksine, kubbe sadece caminin tavanında bir ‘dış süs’ ögesi olarak yer almıyor. Aksine, caminin iç bölümüne açılırken, üzerinde yer alan toplam sekiz adet küçük pencerelerle içeriye gün ışığının sızmasını sağlıyor. Tahmin edileceği üzere, günün farklı zamanlarında güneşin yön değiştirmesi caminin içine farklı atmosferlerin oluşmasını sağlıyor. Caminin ortasında, kubbeyi destekleyecek dört adet mermer sütun bulunuyor.

Camiyi benzerlerinden ayıran bir diğer özellik, tavan bölümünün ahşap olması. Bu husus, aynı zamanda bölgede orman kaynağı ve ağaç işçiliğinin varlığına bir delil olarak kabul edilebilir. Benzer bir işçilik bölgede yaygın olarak kullanılan minber’de de kendini ortaya koyuyor.

Mihrap’ın üst bölümünde, ön iç cepheyi, incelikli hat ile yazılmış Kur’an ayetleri süslüyor. Camiyi yandaki binalardan ayıran demir çit aralarında yer alan taş sütunların başlarında, genelde mezarlıklarda tanık olunan incelikli taş işlemeler bulunuyor. Bir köy’de böylesi özelliklere sahip bir camiyle karşılaşmak gerçekten şaşırtıcıydı. Bu durumu, Peusandan’a bağlı bu bölgenin uzun denilebilecek tarihinin bir yansıması olarak kabul etmek mümkün.

Camiden kısa mesafede ulaşılan ve yaklaşık 25 metre uzunluğundaki ara sokak, ilk etapta terk edilmiş izlenimi uyandıran bir pesantrene çıkıyor. Giriş bölümünde tahta bir platform üzerinde, “Pendidikan Islam Desa Awe Geutah” yazılı. İçinde yer alan ‘ışık saçan kitap ve yıldız’ figürünün etrafında ise, “Dayah Tgk. Chik Awe Geutah, Dewa Awe Geutah Kec. Pesuangan Sbl. Krueng Kab. Bireun’ yazılı. Yani, buranın tam adı, “Dayah Tengku Şeyh Awe Geutah Köyü İslami Eğitim Merkezi”…

Bu pesantren’i veya Açelilerin ifadesiyle Dayah’ı ‘terk edilmiş’ olarak tanımlamama sebep, Ramazan ayı öncesinden itibaren bu geleneksel eğitim kurumlarının faaliyetlerine ara vermesi. Yetkin öğrenciler çeşitli bölgelere giderek, Ramazan boyunca camilerde imamlık, vaizlik gibi vazifeler üstleniyorlar.

Öğrencilerin ders gördükleri dört tarafı açık ahşap malzemeden yapılmış ‘sınıf’ işlevi gören ve bölgede, ‘balee’ adıyla anılan yapılar bulunuyor. ‘Eski’ geleneksel pesantrenlerde bir tek öğrencinin kalabileceği genişlikteki ‘pondok’lar bulunmuyor. Bunun yerine, bir sıra üzerine inşa edilmiş ve yaklaşık on odadan oluşan bina almış. Odaların, birkaç öğrencinin kalabileceği büyüklükte olduğu anlaşılıyor.

Balelerin bulunduğu bölümden az ötedeki, Tengku Awe Geutah’ın kabrinin olduğu mekan rahatlıkla görülebiliyor. Bayram sürecinde bu tür mekânlara ziyaretçiler geldiğini biliyoruz. Bunun için komplekten sorumlu olduğu anlaşılan yaşlıca bir amca etrafı temizlemek amacıyla ot kesme makinesini hazırlıyor. Selam veriyoruz…

İşine mani olmamak için onunla sohbet etmek yerine, az ilerde elinde çalı süpürgeyle yerleri temizleyen teyzenin yanına gidiyoruz. Yılın sair zamanlarında, kendi halinde, sakin, günlük işleriyle meşgul bu insanların bugünlerde yani, Ramazan son günleri ve bayram öncesinde özel bir hazırlık içerisinde oldukları görülüyor.

Tengku Awe Geutah kompleksiyle ilgili izlenimlerime bir sonraki yazıda devam edeceğim…

English and Indonesian versions translated with DeepL AI

CEVAP VER