Mehmet Özay                                                                                                            10.05.2026

Macaristan’da 12 Nisan seçimlerinden büyük bir başarı ile çıkan Péter Magyar, Cumartesi günü parlamentoda yapılan törenle resmen başbakanlık koltuğuna oturdu.

12 Nisan genel seçimlerinde Magyar’ın kurucusu olduğu Tisza Partisi, 199 sandalyeli ulusal parlamentoda 141 milletvekilliği kazanarak üçte ikili çoğunlukla iktidar olma şansını yakaladı.

Parlamentoda yapılan törenle Magyar’ın başbakan olarak atanmasıyla birlikte, on altı yıl boyunca ülkeyi yöneten Viktor Orbán dönemi sona ermiş oldu…

Dün başbakanlık ve hükümet değişimi yaşanırken, bir gün öncesinde sabık başbakan Viktor Orbán, yaptığı açıklama ile yaşanan değişimin dinamiklerine değindi.

‘Bağımsız Macaristan’

Üzerinde durulmaya değer olduğuna kuşku olmayan bu hususların başında Orbán’ın önceliği “bağımsız Macaristan” vurgusu alması önemlidir.

Geçen on altı yıllık yönetiminden pişman olmadığını söyleyen Orbán, “İşimiz henüz bitmemişti…” diyerek, kendi döneminde ülkenin ekonomi politik süreçlerinin yapılandırılmasına atıfta bulunuyordu.

Orbán, buna ilâve olarak, “Macaristan’ın kendi ayakları üzerinde durabilmesi için yirmi yıllık bir süreye ihtiyaç olduğunu” söylerken, “hedeflediğimiz Macaristan’ın inşasında beşte birlik bölümü henüz tamamlanmamıştı” diyerek bir anlamda hedefini ortaya koyuyordu.

Benzer bir söylemin Orbán ve Fidesz hükümeti yanlısı Macar basını tarafından da dile getirilmiş olması, ortada gayet önemli bir siyasal gerilimin olduğunun işaretidir.

Aslında bu gerilimin boyutu, 12 Nisan seçim sonuçlarının ilânının ardından kazanan tarafın yani, Tisza Partisi destekçilerinin gövde gösterisinde okunuyordu.

Demokrasi/siz/lik

Bugün ise, yeni başbakan atanması ve yeni hükümetin kurulması öncesinde sabık başbakanın seçim öncesi döneme dair açıklamaları bir teyid olarak değerlendirilmelidir.

Orbán’ın ortaya koyduğu siyasal söylemin temelde önceki yazılarda da dikkat çekmeye çalıştığım üzere, Avrupa Birliği üyesi bir ülkeden beklenmeyecek nitelikleri bünyesinde barındırdığına kuşku yok.

Avrupa Birliği’nin kendini tanımladığı ilkeler ve kurallar ile, Orbán’ın ortaya koyduğu siyaset arasındaki açık gayet büyük.

Buna kuşku yok…

Orbán, bir siyasetçi olarak niçin kaybettiğinin hesabını oylara yönelik analizle ortaya koyuyor…

Buna göre, 40 yaş üzeri seçmen ile 40 yaş altı seçmenin siyasal seçimlerindeki büyük yarık, olan biteni ifade etmeye yetiyor denilebilir.

40 yaş üzeri seçmenin Tisza Partisine %44, Fidesz Partisi’ne %47 desteğine karşılık, 40 yaş altı seçmende bu oran yüzde 75’e yüzde 19 şeklinde gerçekleşmiş…

Kaba bir tabirle söylemek gerekirse, ‘alışmışlıklarla hareket edenlerle’, değişim isteyenlerin göstergesi ile karşı karşıyayız.

Orbán’ın doğru tespit ettiği ancak anlamakta zorlandığı bir durum olduğuna kuşku yok…

Ultimatom

Péter Magyar, Cumartesi sabahı ulusal parlamentoda yapılan törenin ardından, başbakanlık koltuğuna otururken, yaptığı ilk açıklamada, Macaristan’da yeni bir döneme girildiğini ilan etti.

Magyar, bu yeni dönemin salt bir hükümet değişikliği olmadığını aksine, ‘sistem’ değişikliği anlamına geldiğini öz güvenli bir şekilde ortaya koydu.

Resmen göreve başlayan Magyar’dan üst düzey bürokratlara ültimatom…

Magyar, sabık başbakan Viktor Orbán dönemi bürokratlarına çağrıda bulunarak, 31 Mayıs’a kadar görevlerinden ayrılmaları çağrısında bulundu.

Bu çağrısında Magyar söz konusu bürokratları “önceki dönemin hizmetkârları” olarak tanımlarken, ülkede yaşanmış olan adaletsizliklerdeki paylarına gizli/açık göndermede bulunuyordu.

Bu yönetim eliti içerisinde yer alan isimlerin başında devlet başkanı Tamás Sulyok’un da olması, değişimin sembolik olduğu kadar, güçlü bir şekilde gelmekte olduğunun işareti olarak görülmelidir.

Adalet vurgusu

Başbakan Magyar açıklamasında, Tisza Partisi hükümetiyle birlikte, Macaristan’da şimdi ‘normalleştirme’ sürecinin başladığını duyurdu.

Magyar önemli bir dönüşümün yaşanacağı sinyalini güçlü bir şekilde verdiği konuşmasında bu sürecin, aynı zamanda “adalet temelli bir uzlaşma” olacağını söyledi.

Bununla kastın, sabık başbakan Viktor Orbán dönemiyle hesaplaşma anlamına geldiğine kuşku yok.

Bu açıklamanın gizli/açık, son on altı yılda ülkede olan biteni, ‘adaletsizlikler silsilesi’ olarak yorumladığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Bu nedenledir ki, Magyar, muhalefetle uzlaşma yolunu açarken, yaşanan adaletsizliklerin üzerinin örtülmeyeceğine de dikkat çekiyor.

AB ile ilişkiler

Söz konusu normalleşmenin bir yanında, ulusal ekonomi politikalar yer alırken öte yanında, Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden güncellenmesi ve sağlıklı bir şekilde geliştirilmesi bulunuyor.

Bu anlamda, Macaristan, AB üyesi bir ülke olarak, günümüz küresel güç mücadelesinde kendisine kayda değer bir yer bulmaya çalışan bu bölgesel birliğin, yeniden güçlü bir şekilde uluslararası sahnede yer alması bulunuyor.

Bu çerçevede, dün parlamentoda Macaristan bayrağının yanı sıra, -on yıllık aranın ardından- AB bayrağının da yeniden yer alması, Macaristan-AB ilişkilerinin sembolik olarak yeniden kurulduğunu ortaya koyuyordu.

Söz konusu hükümet değişimi, Macaristan ulusal siyaseti kadar, belki de, bundan daha çok Avrupa Birliği siyasetinin yeniden şekillenmesindeki rolü ile dikkat çekme yönünde güçlü göstergeler ortaya koyuyor.

Bu hususa, önceki yazılarda mümkün olduğunca değinmiştim.

Macaristan’ın Orta Avrupa’da küçük bir ülke olmasına rağmen, AB içerisinde oynayabileceği rolün bir ilüzyon değil, gerçeklik olduğunu sabık başbakan Viktor Orbán döneminde herkes tanık oldu.

Özellikle, son beş yıl boyunca Orbán yönetimindeki Macaristan’ın AB birliğinin, Rusya ve Ukrayna gibi tüm Avrupayı yakından ilgilendiren kritik kararlarına karşı aldığı kararlar bunun en açık göstergesidir.

Bu nedenledir ki, 12 Nisan seçimlerinin ardından, demokrasi sevincini yaşayan sadece, Macaristanlılar değildi.

AB’de, üst düzey yönetim başta olmak üzere, Avrupa’nın temel siyasal değerlerine dönüşün ifadesi olarak algılanan Magyar’ın başarısı, bugün kurulan yeni hükümet ile somut politikalara evrilmeyi ve AB’nın dış politikasını yeniden yapılandırmayı bekliyor.

English and Indonesian versions translated with DeepL AI

TINGGALKAN BALASAN