Asia Pacific, Daily Artikel

Sırbistan’da siyasal tepkiler ve demokrasi / Political reactions and democracy in Serbia

Email
Share f X in wa

Mehmet Özay                                                                                                            26.10.2026

Modern Avrupa tarihinin yeni yüzlerinden Sırbistan’da, Pazar günü yapılan erken genel seçimleri muhalefet kazandı.

Yaklaşık, 6.5 milyonluk Sırbistan’da yaşanan siyasal gelişmeler sonrasında, yeni dönemi belirlemek amacıyla, 2.2 milyon seçmen, 250 sandalyeli mecliste yeni hükümeti kurmak amacıyla sandık başındaydı.

Seçimlerin hemen ertesi günü yani, bu sabah yapılan açıklamalarda, Öğrenci Listesi’nin yüzde 52.65, iktidardaki “Sırbistan İlerlemeci Partisi”nin (Serbian Progressive Party-SNS) yüzde 39.2 oy aldığı yönündeydi.

Uluslararası medyaya göre, seçim sonuçlarının parlamento dağılımında Öğrenci Listesi 140; SNS 103; Voyvodina Macarları Briliği 3; Arnavutluk Koalisyonu 2 ve iki bağımsız aday bulunuyor.

Uluslararası basında “siyasal deprem” olarak zikredilen seçimlerin, hiç kuşku yok ki, sadece Balkanların bu küçük ülkesi için değil, genel itibarıyla Avrupa için önemli bir gelişme kabul etmek gerekiyor.

Vucic’e son

14 yıldır iktidarda bulunan ve ülkenin ‘güçlü siyasetçisi’ olarak adlandırılan Alexander Vucic’in, yaklaşık iki yıldır devam eden öğrencilerin önderliğinde süren protestolar sonrasında aldığı erken genel seçim kararı, kendisine ve partisi “Sırbistan İlerlemeci Partisi” hezimet olarak geri döndü.

Ülkenin, bir anlamda seçime ve değişime aç olduğunun somut ve pratik göstergelerinden biri, Pazar günü oy verme saatinin başlamasından itibaren, birkaç  saat içerisinde yoğun bir seçmen kitlesinin sandık başlarında yerini almasıydı.

Rakamlar, bu seçimlere katılımın yüzde 67.8 olduğunu gösterirken, bu oran bir başka ifadeyle söylemek gerekirse, 2022 ve 2023 seçimlerinden yaklaşık yüzde 12’yi aşan bir seçmen kitlesinin oy verdiği anlamına geliyor.

Tepki neye?

Sırbistan’da siyasal gelişmeleri ve bunun yansıması olan iktidar değişikliğini, son on dört yılın birikimi olan bir “tepki” oylarıyla açıklamak mümkün mü?

Bugünden geriye doğru gidildiğinde, temel birkaç gelişmenin toplumda ve özellikle de, genç kitleler arasında muhalefet sinerjisini tetiklediği görülüyor.

16 kişinin hayatına mal olan bir tren garında yaşanan çökme yolsuzluklarla özdeşleştirilmesi ve Bosna’da uyguladığı soykırımla “Bosna kasabı” unvanıyla tanınan general Ratko Mladiç’in, geçtiğimiz Eylül ayında cenazesinin ulusal kahraman statüsüyle gerçekleştirilmesi halkta ahlak ve adalet duygusunun güçlü bir şekilde uyandığını ortaya koyuyordu.

Bu siyasal gelişmede, diğer benzeri ülkelerde görüldüğü üzere yolsuzluklara karşı mücadeleyle başlayan ve öncülüğünü gençlerin yaptığı gösteriler sonrasında, konvansiyonel anlamda herhangi bir muhalif partinin ortaya çıkmak yerine “Öğrenci Listesi” adıyla iktidar partisine karşı seçime girilmiş olmasıdır.  

İki temel durum

Bu durum iki açıdan önemli görünüyor.

İlki, geleneksel muhalefet yapma biçiminde önemli bir değişim ortaya çıkmış durumda.

Ülkede, adına muhalefet partileri denilen siyasi hareketlerin oylarının, iktidar partisinin tüm olumsuzluklarına rağmen gerilemiş olması gayet önemli bir durum.

İkincisi, muhalefet partileri gerilerken, yeni bir sivil siyasal bilinç ve bunun kolektif bir harekete dönüşümü, hiç kuşku yok ki, üzerinde durulması gereken bir durum.

Özellikle, yerel siyaset kavramının güçlü bir şekilde gelişme gösterdiği anlaşılan Sırbistan kamuoyunda siyasal bilincin yeniden şekillenmesinde, öğrenci ve akademi dünyasının rolü dikkat çekiyor.

Önümüzdeki süreçte, gündeme gelecek soruların başında bu yerel gücün, kendini ulusal siyasette nasıl yapılaştıracağı olgusu olacaktır.

Temelde bu oluşumun hedefinin, yolsuzluklarla mücadele ve şeffaflık olması, kamuyönetimini baştan aşağıya yeniden ele alınmasını gerektirecek önemde olduğuna kuşyu yok.

İlk etapta, riskli olduğuna kuşku olmayan bu “liste” açılımının, Sırbistan siyasetinde iktidardaki SPP’nin yerine geleceği kesinleşen yeni hükümetin, ne tür bir koalisyon felsefesiyle hareket edeceği şimdiden merak konusu.

AB’ye yakınlaşma

Sırbistan’daki seçimler sadece, Balkanların bu küçük ülkesinin sınırlarının dışına taşan siyasal gelişmeleri, Avrupa Birliği tarafından yakından izlenirken, dünyanın farklı bölgelerinin de bu gelişmeye kayıtsız kalmadığını söylemek mümkün.

27 üyeli Avrupa Birliği’nin, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin de etkisiyle, genişlemeci yönelimini dinç ve dinamik tuttuğu hatırlandığında, Balkanlar’daki teritoryal olarak küçük, ancak jeopolitik ve jeoekonomik olarak önemli ülkeleri tek tek bünyesine almak istediği biliniyor.

Seçimleri, toplumsal muhalefeti oluşturan ‘Öğrenci Listesi’ kazanmış olması, AB ile bütünleşme politikalarının hız kazandıracağını söylemek mümkün.

Bu durum, aynı zamanda, oluşturulacak yeni hükümetin AB merkezi yönetimiyle yakın işbirliği halinde olacağı anlamına gelecektir.

Balkanlar’da yaşanan sürecin Rusya, ABD ve Çin tarafından da yakından takip edildiği hatırlanacak olursa, Balkanlar’da yaşanan en küçük gelişmenin dahi küresel güçler nezdinde bir karşılığı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

About the Author

Mehmet Ozay

(English) He was born in Istanbul on 30th January, 1969. He started his academic career at Hacettepe University and later on received Bachelor’s Degree from Marmara University, graduating in 1997 from the Department of English Teacher Training, Education Faculty. He went on to earn his Master’s…

View profile and articles →

Join the discussion

Your email address will not be published.

en_USEnglish