Artikel Harian, SOSIOLOGI-SEJARAH

Gandhi’yi, Mahatma’ yapan nedir? / What is it that makes Gandhi a ‘Mahatma’?

Email
Bagikan f X in wa

Mehmet Özay                                                                                                            30.10.2026

3 Ekim Cumartesi günü, 2 Ekim 1869’da doğan Mahatma Gandhi’yi ve ortaya koyduğu mücadeleyi anmak amacıyla, Kuala Lumpur’un Brickfields semtinde, “Netaji Subhas Chandra Bose Indian Cultural Centre”de bir etkinlik gerçekleştirildi.

Malezya-Hindistan Tarihsel Miras Toplumu (Malaysia-India Heritage Society) tarafından düzenlenen etkinlikte Gandhi’nin, Güney Afrika’daki yaşamına ışık tutan film gösterimi ve ardından yapılan panel, bir liderin ortaya çıkışının ve mücadelesinin temel noktalarını ortaya koyması açısından önemliydi.

Bu kısa yazıda, özellikle film üzerinden bazı görüşleri ortaya koyacağım.

‘Mahatma’

Gösterime konu olan filmin adı, “The Making of the Mahatma”. Bu başlık, bize bir bireyin oluşumu ve inşasıyla ilgili olduğu izlenimini veriyor.

Ancak, Sanskritçe “Mahatman’ın yani, “Büyük Ruh”un, Gandhi olduğunun bilinmesi, bizi onun bir toplumsal hareketin lideri olduğunu hatırlatıyor.

Bu durum, aslında bir film üzerinden bir şahsiyetin inşası, bir başka ifadeyle söylemek gerekirse, sıradan bir birey olan Gandhi’nin, ‘mahathan’ unvanına erişmesi, Almanca bir kavramla ifade etmek gerekirse ‘Bildung’ sürecine gönderme yaparken, toplumsallaşmış bir figür olarak Gandhi vasıtasıyla bir toplumun yani, -genel bir yaklaşımla- Hint Alt Kıtası toplumunun özgürleşmesini akla getirir.

Batılı eğitim ve Batılılaşma

İngiliz sömürge yönetimi altında yaşamış ve ardından, yine ilgili sömürgeleştirilmiş toplumların bağımsızlık mücadelelerinde yer almış olan Gandhi, İngiltere’de hukuk eğitimi almış bir liderdir.

Burada, “tıpkı benzerleri” gibi demek mümkündür.

Nihayetinde, sömürge yönetimlerine karşı mücadelelerde, Hint Alt Kıtası, Hint-Çin’i ve Malay Takımadaları coğrafyasında karşımıza çıkan lider profillerinde benzeri bir yönelimi görmek mümkündür.

Eğitim süreçlerinin sömürge yönetimleri için bir ‘ikilem’ olduğunu sonradan görmelerine rağmen, süreci değiştirememiş olmaları da, üzerinde dikkatle durulması ve araştırılması gereken alanlardan birini oluşturmaktadır.

‘Mahatma Gandhi’ olarak bilinen ve Hint altkıtası’nın İngilizlerden bağımsızlığının öncü ismi olarak kabul edilen liderin aslında, özgürlük hareketinin başlatıcısı olduğu iddiası, Hindistan topraklarında gerçekleşmemiştir.

Ne de, bütün bir Hint alt kıtası toplumunu öncelleyen bir siyasal hareket olarak doğmuştur.

Aksine, İngiltere’de hukuk öğreniminin ardından, Güney Afrika’daki Hindistan göçmenlerinin haklarının korunması amacıyla aldığı bir davetle başlayan bir serüvendir onunkisi.

İkircikli durum

Yukarıda dikkat çekilen husus dikkate alındığında, ortada gayet ikircikli bir durum olmadığı söylenemez.

Bir yandan, sömürge yönetimine konu olan bir toplum ve onun ferdi olan Gandhi’nin Londra serüveni onu Batılılaşmış bir ‘Hintli’ yaparken, aynı zamanda öğrenim gördüğü bilim dalından edindiği bilgi ve bunun oluşturduğu ‘güç’ ile aynı sömürgeci gücün, Gandhi’nin mensup olduğu toplumu ana vatanlarından sürüp geniş sömürge topraklarının bir başka bölgesine taşıması ve nihayetinde, ortaya çıkan ‘adaletsizlik’ olgusu, iç içe geçmiş koşulların zorluğuna işaret eder.

Ekranda, bir İngiliz beyefendisi kıyafetiyle beliren Gandhi, artık Batılılaşmış bir Hintli’dir…

Ancak, aynı şekilde, büyük bir özgüvenle Güney Afrika’ya giden ve -tabiri caizse- daha limana ayak basar basmaz sömürge gerçekliğiyle karşı karşıya kalan Gandhi’nin serüveni, temelde bir kişilik değişimi ve evrimini içermesi dolayısıyla, psikolojik bağlam açısından da önem taşımaktadır.

Öyle ki, sahip olduğu diplomanın onu, beyaz adamla aynı kompartımanda seyahat etmesine yetmeyeceği ve bunun bir ilüzyon olduğunu, tren seyahati için aldığı birinci sınıf biletle bindiği vagondan, bir beyaz adamın şikayeti üzerine apar topar dışarı atılmasıyla yerini farklı bir gerçekliğe bırakır.  

Kapitalist yatırımlar ve sömürge

Güney Afrika’da haklarının korunması olarak gündeme gelen kitle, Güney Afrika’da kapitalist yatırımcıların açtığı çeşitli plantasyonlarda çalıştırılmak üzere, İngiliz sömürge yönetimi tarafından Hint Alt Kıtası’ndan getirilen işçilerdir.

Ekonomi-politik literatüründe, İngilizce bir kelime olan ‘coolie’ (kuli) olarak yer alan kavram, temelde sömürge döneminin 19. yüzyılın ikinci yarısında icat ettiği ve 2. Dünya Savaşı veya Pasifik Savaşı’nın başlangıcına kadar yerleşik hale gelen bir olgudur.

Filmde, söz konusu işçilerin dini ve etnik kimlikleri öne çıkarılmazken, maruz kaldıkları adaletsizlikler onları ‘Hindistan kökenli olanlar’ sınıflamasıyla bir toplumsal grup olarak gündeme getirir.

Hint Alt Kıtalı olma gerçekliği, Gandhi’yi Güney Afrika’ya işçilerin haklarının korunması için davet edenlerin, Müslümanların oluşturduğu veya yönetiminde Müslüman bireylerin de yer aldığı bir birliğin oluşmasıdır.

Ancak, Hint Alt Kıtası gerçekliği, filmin çeşitli sahnelerinde ortaya konduğu üzere, aralarında Müslümanların da bulunduğu, genel itibarıyla ‘Hindu’ denilen geniş dini yapı içerisinde yer alan farklı dini gruplar ve bunların ait oldukları etnik yapıların gerçekliğiyle yüzleşmemizi sağlar.

Gandhi’nin, plântasyon sahiplerinin ve de İngiliz yönetimi altında adaletsizliklerle karşı karşıya kalan işçilerin haklarını koruma mücadelesinde başvuru kaynağının yine, İngiliz adalet normları olması, aslında İngiliz sömürge yönetimi için bir çelişkidir.

Gandhi’nin, bizatihi karşı karşıya kaldığı çelişkili kimlik düzeni, yüksek öğrenimli bir Hintli olmasına rağmen ‘beyaz adam’ olmaması gerçeğiyle ortaya konur.

Gandhi’nin Güney Afrika mücadelesinin dönüm noktalarından birini gazetecilik faaliyetidir. Kamuoyu oluşturmanın ve sömürge yönetimi karşısında kamuoyu baskısı oluşturmanın aracı olarak gündeme gelen yayıncılıkta The Indian Opinion adlı gazete öncü bir rol oynar.

“Kuli”

“Kuli toplumu”nu, Batı Avrupa bağlamında bir ‘işçi sınıfı’ olarak değerlendirmenin mümkün olup olmadığını ancak, arşiv ve hâlâ geçerli olduğunu görebilecek şekilde, saha çalışmalarıyla tespit etmek mümkündür.

19. yüzyılın ikinci yarısında yaşananlara genel olarak bakıldığında, bir sınıf hareketinin ortaya çıkması yönünde girişimler olduğu söylenebilirse de, bunun yapısal bir nitelik kazandığını söylemek zordur.

Özellikle, 1860’lardan itibaren baş gösteren dönemin başat eko-politik gelişmelerinin bir neticesi olarak, İngilizlerin Malay Yarımadası’ndaki varlığı nedeniyle Malaya’da—özellikle de, Batı sahil şeridi boyunca uzanan kasabalar ve kırsal bölgelerde —ve benzer şekilde, Hollanda sömürge yönetiminin egemen olduğu Malay Takımadaları’nda, özellikle de, Kuzey Sumatra’da, küresel endüstriyel gelişmelerin doğrudan bir yansıması olarak plântasyon endüstrisinin doğmasıyla gelişme gösteren bir olgudur ‘kuli’.

Bu gelişmenin, Gandhi’nin yaşamıyla örtüşmesi ise, giriş’te dile getirmeye çalıştığım üzere, İngiliz sömürge yönetiminin teritoryal genişliğinin doğurduğu yönetim ve ekonomi ilişkisinden kaynaklanmaktadır.

Gandh’nin genç bir avukat olarak yıllarca Güney Afrika’da Hint Alt Kıtalı ve de Afrikalı işçilerin hakları adına çalışması, onun önce kendi bireysel kimliğinde çeşitli evrilmelere konu olduğunu gösterir.

Bu durum, sembolik anlamda onun ‘mahatman’ unvanını edinişinde ortaya konur.

Buna paralel olarak, Gandhi ile birlikte, sömürge yönetimi ve adaletsizliklerine karşı yine bir direniş ruhunun gelişmesi, etkisini sadece Hint Alt Kıtası’nın bağımsızlığında değil, bugüne kadar devam eden siyasi direnişlerde de sürdürmüştür.

Bu durum bize, Gandhi’nin önce manevi olarak bireysel gelişim ve dönüşüme odaklandığını ve ardından, tedrici olarak geliştirdiği siyasal düşüncesinin kurumsallaşarak önce Güney Afrika’ya, ardından da bütün bir Hint Alt Kıtası’na yayılarak on yıllar sonra meyvesini verdiğini gösterir.

Tentang Penulis

Mehmet Ozay

(English) He was born in Istanbul on 30th January, 1969. He started his academic career at Hacettepe University and later on received Bachelor’s Degree from Marmara University, graduating in 1997 from the Department of English Teacher Training, Education Faculty. He went on to earn his Master’s…

Lihat profil dan artikel →

Ikut berdiskusi

Alamat email Anda tidak akan dipublikasikan.

id_IDBahasa Indonesia